Bu haftanın en az kopyayla (13) gösterime giren, ancak bir
sinefil için en fazla merak uyandırıcı olan filmi The Bling Ring (Pırıltılı
Hayatlar) şüphesiz… Bu merağın sebebi de
gayet tabii ki Sofia Coppola. Sakin, gözlemci, anlatmaktan çok hissettirmeye dayalı
tarzıyla Coppola, ilk dört filmiyle kuşağının en çok takip edilen
yönetmenlerinden birine dönüşmekte zorlanmayan bir isim. Yeni filmi The Bling Ring
de kimi sorunlarına rağmen ilgiyle izleniyor…
17 Eylül 2013 Salı
16 Eylül 2013 Pazartesi
The Purge : Kirlenerek Arınmak
Öncelikle bloğa kişisel işlerim ve ayrıca başka sitelerde de yazıyor olmam nedeniyle uzunca bir ara vermek zorunda kaldım. Bundan sonra bir aksilik olmaz ise aralıksız gideceğiz. Bu arada blog açısından "kaçırdığımız" kimi filmleri de ara ara yazarak bu boşluğa da doldurmaya çalışacağım...
1 Mayıs 2013 Çarşamba
Great Expectations: Eskimeyen Öykü
Geçen cuma vizyona
giren filmlerden biri de Mike Newell’ın
yönettiği, Jeremy Irvine, Ralph Fiennes, Helena Bonham Carter, Holliday
Grainger, Sally Hawkins gibi
isimlerin başlıca rollerde yeraldığı, Great
Expectations / Büyük Umutlar idi. Charles
Dickens ’ın romanı bilindiği gibi daha önce de beyazperdeye birçok kez uyarlanmıştı.
Geçen cuma vizyona
giren filmlerden biri de Mike Newell’ın
yönettiği, Jeremy Irvine, Ralph Fiennes, Helena Bonham Carter, Holliday
Grainger, Sally Hawkins gibi
isimlerin başlıca rollerde yeraldığı, Great
Expectations / Büyük Umutlar idi. Charles
Dickens ’ın romanı bilindiği gibi daha önce de beyazperdeye birçok kez uyarlanmıştı.
29 Nisan 2013 Pazartesi
Djeca : Bitmeyecek Savaş
İlk filmi Snijeg / Kar ile sinemaya, çıtayı oldukça
yukarılara koyarak başlayan Boşnak yönetmen Aida Begic, yeni filmi Djeca / Çocuklar’da yine
savaş sonrası Bosna’sına bakıyor. Bu kez öykünün merkezine savaşta anne ve
babasını kaybeden iki kardeşi oturtuyor…
27 Nisan 2013 Cumartesi
Side Effects : Soderbergh'ten Bol Sürprizli Tuhaf Bir Kırma
Steven Soderbergh’
in yönettiği Side Effects / Acı Reçete,
hayli komplike ve ilginç bir yapı kuruyor. Öykü önce bir psikolojik drama
şeklinde başlıyor. Kocası Martin
hapishanede olan Emily, filmin en
başından itibaren mutsuz görünüyor. Sonra Martin hapishaneden çıkıyor ancak
Emily’nin durumu iyileşmek bir yana daha da kötüye gidiyor. İşi bir intihar
girişimine kadar vardırıyor. Bu başarısız girişimden sonra bir psikiyatrist
olan Jonathan Banks ‘i görmeye
başlıyor. Banks, tedavi için kendisine yeni bir ilaç yazıyor ve buradan sonra
işler karışmaya başlıyor…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




